Afyonkarahisar

turkcu kendini bilen insandir

TÜRKÇÜ KENDİNİ BİLEN İNSANDIR

Bir fikri, ideolojiyi, düşünceyi veya davayı savunan insanda olması gereken bazı meziyetler vardır. Bunlar özetle kararlılık, sebat, dayanıklılık, psikolojik güç ve zekadır… Bu liste aslında çok uzatılabilir ama ben en önemli gördüklerimi yazdım. Çünkü bir amacın peşinden koşan insan, amaçsız ve boş yaşayan insanlara göre daha üstün bir kişiliğe sahip olmalıdır ki farkı ortaya çıksın. Zaten bu meziyetlere sahip olmayan, tutarsız, kararsız ve silik şahsiyetli insanlar, hayatları boyunca hiçbir başarı elde edemeyecekleri gibi, onların bu karakterleri, yüksek idealler peşinde koşmalarına da engel olacaktır.

Dünya üzerinde yaklaşık 7 milyar insan yaşıyor. Bu insanların birbirlerinden fiziksel olarak büyük bir farkları yoktur. Yani hepsinin kolu, bacağı, kafası, parmağı vs. aynı şekildedir ve aynı yerdedir. Fakat insanlar arasında hiçbir zaman bir eşitlik olmamıştır. O hâlde bu eşitsizlik fiziksel olmadığına göre kişilikte ve karakterdedir. Üstün insan, parmağı on iki tane olan değil, zekası ve kişiliği daha büyük olandır. O hâlde dava ve amaçların peşinden koşup bu hedeflerini gerçekleştirecek insanların da, bu üstün insanların içinden çıkması kaçınılmazdır…

Tarihe yön veren, büyük başarılar elde eden kişilerin hayatlarını ve yaptıklarını incelemek lâzımdır. Başarıya ulaşmış insanların hayat hikâyeleri şahsen bana hep ilgi çekici gelmiştir. Bu yüzden, başarılı olmuş insanların hayat hikâyelerine özel bir ilgi duyar ve bol bol okurum. Bu tür insanları biraz araştıranlar hemen fark edecektir ki; hayatta büyük başarılar elde etmiş insanların iki sihirli kelimesi vardır ve bu insanlar, bütün yaşamlarını bu iki söz üzerine inşa ederler: Zeka ve kendine güven…

Kişioğlu eğer kendine güveniyorsa psikolojik üstünlüğü elinde tutuyorsa, kafasını da çalıştırdıktan sonra başarılı olmasının önünde herhangi bir engel yoktur. Bunun için kararlı, tutarlı ve kaya gibi sağlam durmalıdır. Yanar döner, bir gün öyle bir gün böyle konuşan kişilere ne saygı gösterirler, ne de itimat ederler…

İşte burada devreye Türkçülük ülküsü girmektedir. Türkçülük, bu ulvi ülküyü biraz olsun araştırıp inceleyen herkesin görebileceği gibi kusursuz bir karakter istemektedir. Türkçülük, herkese hoş görünmeye ve bol bol taraftar kazanmaya çalışan değil, doğru bildiklerini her ortam, şart ve koşulda savunan bir fikir olduğu için, onu savunan kişilerin de her zaman ve her durumda sağlam ve sarsılmaz olması gerekmektedir. Günübirlik siyaset, Türkçülüğün özüne aykırıdır çünkü siyasette konuşulanlar her gün değişir. Bugün bir konuda ak diyen siyasetçi, yarın aynı konu için kara der. Bu, siyasetin değişmez kaidesidir. Fakat Türkçülük böyle değildir. Türkçülüğün tavizsiz ve sağlam duruşu, Türkçüleri de tavizsiz ve sağlam bireyler hâline gelmeye mecbur bırakıyor.

Türkçülerin birinci önderi Mustafa Kemal ATATÜRK, az önce söylediğimiz zeka ve kendine güvenin çok açık bir örneğidir. Onun zekasını ve kendine güvenini anlamak için özel bir çaba sarf etmeye, kalın kitaplar okumaya ya da felsefi sözler üretmeye gerek yoktur. Çünkü o, bir insan olmanın yanı sıra aynı zamanda başlı başına bir hayat ve yaşam felsefesidir. Bir insan, sadece onun hayatını, yaptıklarını, sözlerini ve anılarını kendi hayatına kılavuz yapsa, yetecektir.

Bugün Türkçülük hak ettiği düzeyde değilse bunun sebebi, karakteri Türkçülüğe uyacak bireylerin git gide azalmasıdır. Maalesef toplumda, yukarıda saydığımız meziyetlere sahip bireylerin sayısı hızla düşüyor. Bu meziyetlere sahip olmayanların Türkçü olamayacağı için de Türkçülük 1944’lerdeki hâline henüz gelemiyor. Türkçünün düşüncesi “az ama öz” şeklindedir. Bu yüzden “yeter ki kelle sayısı artsın” şeklinde asla düşünmez. Türkçülük, ancak kendini bilen, kendinden emin ve kendine güvenen, özsaygısı yüksek olan, güçlü ve zeki insanların omuzlarında yükselebilir. Eğer basit ve ucuz insanlar Türkçülüğe el atmaya kalkarsa, bunların Türkçülüğe faydası değil, zararı dokunacaktır. “Bir fikre, ideolojiye, düşünceye zarar vermek istiyorsanız, onu en kötü şekilde savunun” demişler. Türkçülüğü savunan Türkçüler, zeki, bilgili ve kültürlü kimseler olduklarından ve bu özelliklere sahip olamayanlar Türkçü olamayacağı için Türkçülük asla deyim yerindeyse ayağa düşmeyecektir.

Bütün bunlardan özetle şu anlam çıkıyor; bir insan zeki, bilgili, medeni cesareti yüksek, kendine güvenen, kararlı ve tutarlı olduğu sürece başarılı olabilir ve başarısız, kendine faydası olmayan, kendi hayatını yoluna koyamayan bir insandan da hiçbir fikre, ideolojiye fayda gelmez. İnsan, önce kendini kurtaracak, önce kendisine faydası olacak. Bu, hayatın değişmez bir kaidesidir.

Bu sebeple Türkçülerin, her zaman kendilerini her konuda yetiştirme çabası içinde olmaları gerekmektedir. Toplum nezdinde Türkçülerin bu özelliklere sahip üst sınıf insan olduklarını göstermek yine Türkçülerin elinde olan bir iştir. Çevresindeki insanların tümüne, kendini sevenlere de sevmeyenlere de asaletini göstermek, tam bir Türkçüye yakışacak bir iştir.

Daha önce defalarca söylediğimiz gibi insanlar arasındaki eşitlik, sadece iç kargaşaları önlemek için öne sürülen bir iddiadır ve açıktır ki bunun herhangi bir gerçekliği yoktur. Eğer öyle olsaydı, binleri arkasından sürükleyecek toplum önderleri çıkmazdı. Eğer herkes, bu önderlerden olamıyorsa, demek ki insanlar arasında bir eşitlik söz konusu değildir. İnsanlar arasında alt sınıf ve üst sınıflar her zaman olmuştur ve olmaya devam edecektir. Türkçüler, bu sınıflandırmanın üst kısmında yer almaktadır, almalıdır. Aksi hâlde ne kendilerine ne de Türkçülüğe kazandırabilecekleri herhangi bir şey olmaz.

Türklüğe ve Türkçülüğe fayda getirmek isteyen insan, her şeyden önce kendini geliştirecek ve hiçbir zaman dünkü hâlini yeter görmeyecektir. Türkçüler ve Türkçülük bu şekilde büyük ve ilerleme kaydeder.

“Büyük ve üstün olmak” duygusu, insanı her zaman kamçılayan ve başarılı olmaya zorlayan bir dürtüdür ve bu dürtüyü her Türkçü içinde mutlaka hissetmelidir…Buğra Şad14 Ekim 2009
 


Afyonkarahisar

İlk yerleşim izine, II. Murşil'in Arzava seferinde kullanıldığından bahsedilen ve Hapanova (Yüksek Tepe) olarak adlandırılan Kale'de rastlamaktayız. Günümüze kadar ulaşan Hitit sur parçalarından da burasının Hititlerce ilk defa kullanıldığını öğrenmiş oluyoruz.
devamını oku >

Şimdi Reklamlar

HTML/CSS Döken: Türkoğlu-Türk - Türkoğlu-Türk -//- Çizim: 6Noran - 6noran.com // 2012 - 2013
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=